Küresel piyasalarda dengeler değişirken Atilla Yeşilada, dünyanın “mükemmel bir fırtınanın” içine girdiğini ve uzun süreli bir yüksek faiz döneminin başladığını belirtiyor.
ABD Yaptırımları ve Türk Bankaları
Son günlerde Amerikan Hazine Bakanlığı’nın bir Türk bankasına yaptırım uygulayacağı yönündeki sosyal medya iddiaları gündemde. Ancak Atilla Yeşilada, metinleri incelediğinde Türkiye’nin adının geçmediğini vurguluyor.
Analiste göre, piyasadaki telaşın nedeni bir hafta önce küçük bir yatırım bankasına İran bağlantılı yaptırım uygulanmış olmasıdır. Buna karşın, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerini bozmamak adına yaptırımları harfiyen uyguladığını savunuyor.
Özellikle büyük bankaların şu an İran ile iş yaptığını zannetmediğini belirten Yeşilada, pazartesi günü piyasaları sarsacak bir yaptırım kararı beklemiyor.
TCMB Faiz Beklentileri ve Enflasyon
Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutmasının ardından piyasada Ekim ayında indirim beklentisi oluştu. Bazı kurumlar sene sonunda politika faizinin 200 baz puan daha düşük olacağını öngörüyor.
Ancak Yeşilada, bu beklentilere katılmakta tereddüt ediyor. Ekonomik aktivitenin zayıflamasına rağmen, dışsal faktörlerin enflasyonist baskı yaratmaya devam ettiğini savunuyor.
Özellikle Brent petrol fiyatlarının haftayı 108 dolar seviyesinden kapatması ve yaz aylarında kiraların %11 artması kritik riskler arasında yer alıyor.
Büyüme Kapasitesi ve Gelecek Senaryoları
Analiste göre, Türkiye’nin enflasyon üretmeyen büyüme kapasitesi %3 civarındadır. Orta Vadeli Program’daki %5’lik büyüme hedefleri, beraberinde yeni enflasyon riskleri getirebilir.
Buna karşın, 2027 yılında petrol kaynaklı baskıların azalacağını öngörüyor. ABD seçimleri sonrası Hürmüz ve Bab el-Mandeb boğazlarındaki gerilimin düşmesiyle petrol fiyatlarında sert düşüşler görülebilir.
Analist, faizlerin dolarizasyonu tetiklememek adına çok yavaş indirileceğini belirterek, özellikle değişken faizli kredi kartı bakiyelerine karşı uyarıyor.
Küresel Kamu Borcu ve Mükemmel Fırtına
Dünyadaki yüksek faizlerin temel nedeni enflasyondan ziyade kamu borçlarıdır. ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda.
Yeşilada’ya göre, sadece ABD değil, Almanya gibi muhafazakar ülkeler bile savunma harcamaları nedeniyle borçlanıyor. Bu durum, tahvil piyasasında alıcı bulma sorununu beraberinde getiriyor.
Ayrıca yapay zeka yatırımlarının yarattığı devasa kredi talebi, piyasadaki faiz baskısını artırıyor. Dolayısıyla 2027 yılına girildiğinde, faizlerin 2026’ya oranla çok daha yüksek olacağı bir tablo öngörülüyor.
Riskler ve Kritik Seviyeler
Analist, önümüzdeki 1,5 ay içinde Brent petrol fiyatlarının 120 dolar seviyesini aşmasının çok olası olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak; yapay zeka balonunun sönme ihtimali, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve kamu borcu krizi küresel ekonomik aktiviteyi hızla daraltabilir. Özellikle tahvil pazarında yaşanacak bir fiyatlama krizi, tüm dünyayı etkileyebilir.