Küresel piyasalarda Amerikan dolarının yeniden yükselişe geçmesiyle birlikte finansal dengeler değişirken, Barış Soydan son bir ayın özetini ve önümüzdeki döneme dair kritik beklentilerini paylaştı.
Dolar Endeksi ve Parite Beklentileri
Son bir ayda Amerikan doları, birçok para birimi karşısında değer kazandı. Özellikle EUR/USD paritesi 1.16 seviyelerinin üzerindeyken, kısa sürede 1.13 seviyelerine kadar geriledi. Analiste göre bu yükselişin temel nedeni, Fed’in faiz artırımı fiyatlamalarıdır.
Bank of America’nın piyasa beklentilerinin aksine 3 faiz artırımı öngörmesi, dolar endeksini son bir yılın zirvesi olan 102 seviyesine taşıdı. Bu durum Türkiye’de de etkisini gösterdi ve Euro, Türk Lirası karşısında değer kaybederek 52,60 TL seviyelerine kadar geriledi.
Altın Analizi ve Ayı Piyasası Riski
Dolardaki güçlenme, altın fiyatlarını doğrudan baskılıyor. Ons altın bir ara 3.970 dolar seviyesine kadar düşse de dipten gelen alımlarla tekrar 4.000 dolar üzerine çıktı. Ancak Bloomberg’in analizine göre altın, teknik olarak ayı piyasasına girmiş durumda.
Bir varlığın ayı piyasasına girmesi için zirvesinden %20 veya daha fazla değer kaybetmesi gerekir. Altında bu durum gerçekleşti. Barış Soydan’a göre, satış baskısının kırılması için ons altının 21 günlük ortalama olan 4.291 dolar seviyesinin üzerine çıkması gerekiyor.
Brent Petrol ve Enflasyon İlişkisi
Küresel piyasalarda dikkat çeken bir diğer veri ise Brent petrol fiyatları oldu. Petrol, savaş sonrası ilk kez 75 doların altına indi. ABD ile İran arasındaki pazarlıkların olumlu seyretmesi, enerji maliyetlerini düşürüyor.
Petrol fiyatlarındaki bu düşüş, ABD’de enflasyon baskısını azaltabilir. Eğer enflasyon düşerse, Fed’in faiz artırımına gerek kalmayabilir. Böyle bir senaryoda hem Euro’nun dolar karşısında değer kazanması hem de altının yönünü yukarı çevirmesi beklenir.
TCMB Faiz İndirimi ve Tahvil Fırsatları
Petrol fiyatlarındaki gerileme, Türkiye’de enflasyonu aşağı çekme potansiyeline sahip. Bu durum yurt içi tahvillerde alımları artırdı. Tahvil faizlerinde 12 Haziran’dan bu yana 250 baz puanlık bir düşüş yaşandı.
Analist Barış Soydan, tahvil uzmanı Murat Aysan’ın görüşlerine dayanarak, TCMB tarafından önümüzdeki hafta bir faiz indirimi yapılabileceğini öngörüyor. Garanti Bankası Genel Müdürü de benzer şekilde 23 Temmuz’da sınırlı bir indirim bekliyor.
Tahvillerde stopaj avantajının 2026 sonuna kadar uzatılması, bu araçları mevduata göre daha cazip hale getiriyor.
Özellikle 2027 vadeli tahvillerin (5 Mayıs, 14 Temmuz ve 13 Ekim) “al ve taşı” stratejisi için uygun olduğu belirtiliyor. Daha sert düşüş bekleyenler için ise 2028 ve 2029 vadeli kağıtlar öneriliyor.
Borsa İstanbul ve Sektörel Riskler
Borsa İstanbul, küresel olumsuz hava ve iç piyasadaki durgunluk nedeniyle zayıf bir seyir izliyor. Özellikle beyaz eşya satışlarındaki %19’luk düşüş, reel sektörün faiz indirimine ne kadar ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor.
Ayrıca MSCI’nin manipülasyonları önlemek için Kasım ayına kadar süre vermesi, piyasada moral bozukluğuna yol açtı. Endeks bugün %1,43 düşüşle 14.331 puanda kapandı. Teknik olarak 14.100 seviyesi, 50 günlük ortalamanın bulunduğu kritik bir destek noktasıdır.
Sonuç olarak, piyasaların yönünü Fed’in faiz politikası ve Türkiye’deki enflasyon verileri belirleyecek. Özellikle 14.100 destek seviyesinin korunup korunmayacağı Borsa İstanbul için belirleyici olacaktır.