İçeriğe geç
2 dk okuma

Cihat Çiçek: Küresel Riskler ve Ekonomi — 27 Eylül 2026

Küresel jeopolitik gerilimler (İran-Körfez savaşı) ve Türkiye'nin iç ekonomik sorunları ile rekabet gücündeki düşüş hakim temadır.

Duygusal Analiz
XAUUSD Altın ve Gümüş Nötr
USDTRY Döviz Kurları ve TL Negatif
USDTRY ABD Doları ve Japon Yeni Negatif
BIST100 Türkiye Rekabet Gücü Endeksi Negatif

Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler tırmanırken, analist Cihat Çiçek 27 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesinde Orta Doğu’daki savaş risklerini, Türkiye’nin rekabet gücünü ve finansal piyasalardaki oynaklığı ele aldı.

Orta Doğu’da Tırmanan Savaş Riski

Analiste göre İran, Körfez bölgesindeki askeri hareketliliğini sertleştirmiş durumda. Hürmüz Boğazı’na füzelerle mayın yerleştirildiği ve birçok geminin vurulduğu belirtiliyor. Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgeye çok sayıda tanker uçak sevk etmesi gerilimi artırıyor.

Öte yandan Cihat Çiçek, bölgedeki saldırıların arkasında farklı odakların olabileceğine dair komplo teorilerine dikkat çekiyor. Özellikle İsrail’in, Müslüman ülkeleri savaşa çekmek amacıyla Yemenli Husileri suçlayarak Kabe bölgesini hedef alabileceği senaryosunu paylaşıyor. Dolayısıyla yatırımcıların olaylar netleşene kadar temkinli beklemesi gerektiğini savunuyor.

Türkiye’nin Rekabet Gücü ve Kur Baskısı

Türkiye’nin dış dünyayla olan rekabet gücünde ciddi bir düşüş yaşandığını belirten Çiçek, Hakan Kara’nın verilerine atıfta bulunuyor. Türkiye’nin rekabet endeksinin 2015 yılının bile altına gerilediği ifade ediliyor. Özellikle dış pazarlardaki fiyat rekabetinin yakın tarihin en zayıf seviyesinde olduğu vurgulanıyor.

Bunun temel nedeni olarak Dolar kurunun, enflasyonun çok altında tutulması gösteriliyor. Analiste göre döviz kuru üzerindeki baskı artık sınırlara dayandı. Dolayısıyla kurun enflasyon karşısında daha fazla bastırılamayacağını ve bir noktada sert bir sıçrama yapabileceğini öngörüyor.

Finansal Riskler ve Borçlanma Stratejisi

Ekonomik belirsizliklerin arttığı bu dönemde borçlanma yöntemleri kritik önem taşıyor. Cihat Çiçek, döviz veya altın cinsinden borçlanmanın büyük risk taşıdığını belirtiyor. Çünkü döviz bazlı borçların bir gecede kontrolsüzce artabileceğini hatırlatıyor.

Buna karşın konut alımlarında TL kredisi tercih edilmesini öneriyor. Zira yüksek enflasyon ortamında TL borçlarının zamanla eridiğini, ancak döviz borçlarının tam bir muammaya dönüştüğünü savunuyor. Ayrıca yatırım fonlarındaki oynaklık seviyelerinin (risk skorlarının) %25 ve üzerine çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Küresel Likidite ve Japonya Senaryosu

Dünya ekonomisini sarsabilecek bir diğer gelişme ise Japonya’dan geliyor. Japonya’nın “carry trade” işlemlerini sonlandırması durumunda küresel likiditenin yok olabileceği belirtiliyor. Ayrıca petrolün dolar yerine Japon Yeni ile fiyatlanması ihtimalinin, Amerikan doları için büyük bir çöküş getirebileceği konuşuluyor.

Analiste göre, sosyal sıkıntıların güvenlik teşkilatlarına kadar yayılması ve ekonomik krizlerin üst üste gelmesi “Murphy’nin Kanunu”na benzer bir felaketler zinciri oluşturabilir.

Sonuç olarak, Ekim ve Kasım ayları hem jeopolitik gelişmeler hem de döviz kuru hareketleri açısından belirleyici olacak. Özellikle BIST 100 ve genel piyasa seyri, ABD’deki faiz oranlarının %6 seviyelerine çıkması ve Türkiye’deki borç yükümlülükleri ile şekillenecek.

Video Analiz

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Finansal kararlarınızı almadan önce bir uzman ile görüşün. Yasal uyarı sayfamızı okuyun.

Günün Diğer Analizleri