Borsa İstanbul’da son dönemde gündeme gelen manipülasyonlar ve servet transferleri hakkında Emre Şirin, piyasadaki yapısal bozulmaları ve küçük yatırımcının karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi.
Borsa Manipülasyonu ve Siyasi Boyut
Analiste göre piyasada yaşanan son olaylar, basit bir yatırım başarısı değil, ciddi bir manipülasyon örneğidir. Özellikle Fatma Betül Sayan’ın Nisan ayında en düşük seviyeden girip Eylül ayında zirveye yakın noktalardan çıkış yapması dikkat çekicidir.
Emre Şirin, bu kadar net ve spesifik işlemlerle haksız kazanç elde edilmesinin tesadüf olamayacağını savunuyor. Dolayısıyla bu tüyoların kaynağının ve arka plandaki diğer isimlerin SPK ve Adalet Bakanlığı tarafından araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Servet Transferi ve Yan Tahtalar
Analist, piyasada gerçek bir ralli olmadığını, aksine yan tahtalar aracılığıyla bir servet transferi yürütüldüğünü iddia ediyor. Bu nedenle ana tahtalara para girişi gerçekleşmiyor.
Özellikle anlamsız halka arzlar yoluyla yatırımcıların “oyun alanına” çekildiğini vurguluyor. Yatırımcılar kısa vadede kazandıklarını zannederken, aslında çok daha büyük kayıplar yaşadıklarını ifade ediyor.
Borsa İstanbul’da yüksek enflasyon, düşük şeffaflık ve bilgi asimetrisi nedeniyle gerçek bir ralli beklentisi gerçekçi değildir.
Kurumsal Uyarılar ve SPK Önlemleri
MSCI, S&P ve BofA gibi kurumların daha önce Türkiye için alt lige düşme uyarıları yaptığını hatırlatan Emre Şirin, SPK’nın geç gelen önlemlerinin nedenini açıklıyor. Analiste göre, bu operasyonlar Mehmet Şimşek ve ekibinin ekonomi programının çöpe gitmemesi için zorunlu hale geldi.
Ancak bu süreçte bazı kişilerin önlemler alınmadan önce fonlardan ciddi çıkışlar yaptığını savunuyor. Bu durumun da hukuk çerçevesinde irdelenmesi gerektiğini ekliyor.
Yatırım Stratejisi ve Risk Yönetimi
Küçük yatırımcıların manipülatif hisselerden uzak durması gerektiğini belirten analist, portföy çeşitliliğinin önemine değiniyor. Özellikle BIST 30 içerisindeki güçlü şirketlerin, holdinglerin ve bankaların daha güvenli limanlar olduğunu savunuyor.
Emre Şirin’e göre, güçlü şirketler kısa vadede yüz güldürmese bile düşüşlerde yatırımcıyı korur. Yatırımcıların tüm parasını tek bir hisseye veya sadece borsaya yatırmaması gerektiğini vurguluyor.
Özata Denizcilik ve Temel Veri Çelişkisi
Analist, manipülasyonun somut örneği olarak Özata Denizcilik hissesini gösteriyor. Hissenin Nisan ayında 240 lira seviyelerinden başlayıp zirvede 5.115 lira seviyelerine kadar çıktığını belirtiyor.
Buna karşın, şirketin 6 aylık bilançosunda 603 milyon lira net zarar olduğunu vurguluyor. Şirketin defter değerinin 34 lira olduğu bir tabloda, fiyatın bu seviyelere çıkmasının temel analizle açıklanamayacağını savunuyor.
Sonuç olarak Emre Şirin, piyasadaki oynaklığın ve belirsizliğin, operasyonlar netleşene kadar süreceğini öngörüyor. Ancak şeffaflaşma sağlandığında, BIST 100 içindeki güçlü şirketlerle birlikte gerçek bir yükseliş trendinin başlayabileceğini ifade ediyor.