Küresel piyasalarda enflasyon verileri ve jeopolitik gerilimler ön plana çıkarken, Emrah Lafçı kritik veri takvimini ve varlık fiyatları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
ABD Enflasyon Verisi ve Fed Beklentileri
Analiste göre piyasaların odağında Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisi bulunuyor. Geçen hafta açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması, piyasalar tarafından olumlu karşılandı.
Bunun temel nedeni, ekonomik çarkların yavaşlamasının Fed’in faiz artırım kapasitesini sınırlayacağı düşüncesidir. Özellikle manşet enflasyonda aylık %0.1, yıllık %3.4; çekirdek enflasyonda ise aylık %0.2 ve yıllık %2.5 beklentisi hakim.
Eğer enflasyon verileri de beklentilerin altında gelirse, Fed’in faiz artırmasını gerektirecek bir ortam kalmayacağı öngörülüyor. Bu durumun altın ve gümüş fiyatlarını yukarı yönlü tetikleyebileceğini belirtiyor.
TCMB Enflasyon Raporu ve Tahminler
Türkiye tarafında ise Merkez Bankası’nın (TCMB) yayınlayacağı enflasyon raporu takip ediliyor. Emrah Lafçı, TCMB’nin 2026 sonu için hedefinin %24, ancak tahmininin %26 olduğunu hatırlatıyor.
Analist, bu tahminlerin yukarı yönlü revize edilebileceğini savunuyor. Çünkü Ağustos ayı web-TÜFE beklentisi %2.3 olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemindeki %2.04’lük veriyle kıyaslandığında, Temmuz’daki %31.75’lik yıllık enflasyonun Ağustos’ta %32 seviyelerine çıkabileceği öngörülüyor.
Petrol Fiyatları ve Jeopolitik Riskler
Enflasyon üzerindeki en büyük baskı unsuru olarak Brent petrol fiyatları gösteriliyor. Petrol fiyatları son bir haftada %12.94 yükselerek 82.24 dolardan 92.88 dolara ulaştı.
Bu yükselişin arkasında İran ile ABD arasındaki gerilimler ve Yemen’deki Husilerin gemi saldırıları yatıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük gemi sayısının 11’den 6’ya düşmesi arz güvenliğini tehdit ediyor.
Petrol fiyatlarındaki bu sert yükseliş, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon tahminlerinin tutmasını zorlaştıran dışsal bir faktördür.
Borsa İstanbul ve Sektörel Ayrışmalar
Jeopolitik risklere rağmen BIST 100 endeksi son bir haftada %2.99 oranında artış kaydetti. Ancak bu yükselişin sektörel bazda dengeli olmadığını vurguluyor.
Madencilik, kimya ve bilişim sektörleri ön plandayken; ulaştırma ve bankacılık sektörleri negatif ayrıştı. Özellikle Tüpraş hisselerinin güçlü bilançosuyla bir haftada %17.04 yükselmesi, endeksi yukarı taşıyan temel güç oldu.
Kıymetli Madenler ve Yatırım Stratejisi
Kıymetli madenlerde güvenli liman talebi etkisini sürdürüyor. Son bir haftalık periyotta gümüş %8.54 artışla 6459 seviyesine, altın ise %7.04 artışla 4365 seviyesine yükseldi.
Emrah Lafçı, Altın S1 sertifikası ile gram altın arasındaki marjın %7.74 olduğunu belirtiyor. Bu marjın likidite ve maliyet açısından yatırımcılar için cazip bir alternatif sunduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki günlerde ABD enflasyon verisi, TCMB’nin raporu ve Körfez bölgesindeki gelişmeler piyasanın yönünü belirleyecektir.