Hisse senedi piyasaları 2026 yılının en riskli dönemine girerken Mark Roussin, CPA, yatırımcıların karşı karşıya olduğu beş temel tehlikeyi ve bu sürecin nasıl bir fırsata dönüştürülebileceğini analiz etti.
Piyasa Görünümü ve Mevcut Durum
Son haftalarda piyasalarda genel bir düşüş hakim. S&P 500 %8, Nasdaq %0.7 ve Dow Jones %1.6 oranında değer kaybetti. Özellikle Russell 2000 endeksi %2.4 düşüşle küçük ölçekli şirketlerin zorlandığını gösteriyor.
Buna karşın 2026 yılı genel toplamda hala güçlü seyrediyor. Yılbaşından bu yana S&P 500 yaklaşık %12, Nasdaq %13 ve Dow Jones %9 yükseldi. Russell 2000 ise %17 artışla yılın en güçlü performansı sergiledi.
Mevsimsel Etkiler ve Siyasi Belirsizlikler
Mark Roussin’e göre ilk risk “Eylül Etkisi” olarak bilinen mevsimsel zayıflıktır. 1928’den bu yana veriler, Eylül ayında S&P 500 ortalamasının %-1.1, Nasdaq ise %-0.8 olduğunu gösteriyor. Ancak analist, mevsimselliğin bir tahmin değil, sadece bir veri noktası olduğunu vurguluyor.
İkinci risk ise ara seçimlerin yarattığı etkidir. 3 Kasım’daki seçimlere iki aydan az zaman kaldı. Tarihsel olarak ara seçim yılları, siyasi belirsizlik nedeniyle daha yüksek volatilite ve daha düşük getirilerle ilişkilendiriliyor.
Vergi Yönetimi ve Satış Baskısı
Üçüncü risk olan “vergi zararı hasadı” (tax loss harvesting) süreci başlıyor. Yatırımcılar, vergi yükünü azaltmak için zarar ettikleri hisseleri satarak karlarını dengelemeye çalışıyor. Bu durum, özellikle Eylül ve Ekim aylarında piyasada ek bir satış baskısı oluşturabilir.
Petrol, Enflasyon ve Fed Beklentileri
Analiste göre en acil risk petrol fiyatları ve enflasyon döngüsüdür. Orta Doğu’daki gerginlikler nedeniyle petrol fiyatları 100 dolar seviyesine yükseldi. Aynı zamanda 10 yıllık hazine tahvilleri %5 seviyelerine ulaşarak 2023’ten beri en yüksek noktayı gördü.
Enflasyon verileri karmaşık bir tablo çiziyor. Ağustos ayı tüketici fiyat endeksi (CPI) yıllık %3.4 artarken, çekirdek CPI %2.4 oldu. Ancak üretici fiyat endeksi (PPI) %5.4 ile beklentilerin çok üzerine çıktı. Bu durum, maliyet artışlarının tüketiciye yansıtılacağını gösteriyor.
Petrol fiyatlarındaki artış ve PPI verileri, Fed’in faiz artırım ihtimalini güçlendiriyor.
15-16 Eylül tarihlerindeki Fed toplantısı kritik önem taşıyor. Mevcut piyasa fiyatlamaları, Fed’in faizleri 25 baz puan artırma ihtimalini %90 olarak görüyor. Yüksek faizler, özellikle teknoloji ve büyüme hisseleri için daha yüksek getiri beklentisi anlamına geliyor.
Yatırımcı Psikolojisi ve VIX Endeksi
Son risk ise piyasadaki rehavettir. Korku ve Açgözlülük Endeksi “korku” seviyesine gerilemiş olsa da, volatiliteyi ölçen VIX endeksi 15-15.8 seviyelerinde seyrediyor. Bu, 2026’nın en düşük seviyelerinden biri.
Mark Roussin’e göre yatırımcılar endişeli görünse de aslında şaşırtıcı derecede rahatlar. Piyasa sakinliğe programlandığında, beklenmedik şoklar çok daha sert fiyatlamalara yol açabilir.
Stratejik Yol Haritası ve Fırsatlar
Analist, tüm bu risklere rağmen panik satışının yanlış olduğunu savunuyor. Bunun yerine şu stratejiyi öneriyor:
- Nakit Pozisyonu: Olası düşüşlerde alım yapabilmek için nakit bulundurmak.
- İzleme Listesi: Volatilite gelmeden önce hangi hissenin hangi fiyattan alınacağının belirlenmesi.
- Disiplin: Yükselen hisseleri kovalamamak ve duygusal kararlardan kaçınmak.
Sonuç olarak, ara seçimler sonrası belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla piyasaların güçlendiği görülüyor. Morgan Stanley verilerine göre, seçim sonrası 12 ayda S&P 500 ortalama %13 kazandırdı. Dolayısıyla, Eylül ve Ekim aylarındaki volatilite, uzun vadeli yatırımcılar için cazip giriş noktaları yaratabilir.