Küresel jeopolitik riskler ve merkez bankalarının hamleleri sürerken Selçuk Geçer, altın fiyatlarındaki yükseliş potansiyeli ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu kur riski hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu.
Altın Hedefi ve Fed Beklentileri
Analiste göre ABD ve İran arasındaki gerilimin azalması ve müzakerelerin yeniden başlaması piyasaları rahatlattı. Bu durum altın fiyatlarının 4.100 dolar seviyesini aşmasını sağladı. Ancak kısa vadeli satış baskısının temel nedeni Fed’in bu haftaki toplantısıdır.
Bazı çevreler faiz artırımı konuşsa da Selçuk Geçer, Fed’in faizleri sabit tutacağını öngörüyor. Özellikle petrol fiyatlarının geri çekilmesiyle enflasyonun düşmesi, Fed’i yeniden faiz indirimlerini konuşmaya itecektir.
Ons Altın İçin Yükseliş Senaryosu
Fed toplantısı sonrası şahin açıklamalar gelmezse, altın fiyatlarında sert zıplama hareketleri başlayabilir. Analist, fiyatların kısa vadede 4.300-4.500 dolar aralığına yerleşebileceğini savunuyor.
Orta ve uzun vadede ise hedef çok daha yüksek. Jeopolitik riskler ve Çin’in altın alımlarının hızlanmasıyla fiyatların 7.000 hatta 10.000 dolar seviyelerine gidebileceğini belirtiyor. Dolayısıyla mevcut geri çekilmelerin bir alım fırsatı sunduğunu düşünüyor.
Teknoloji Hisseleri ve Kripto Paralar
Yatırımcı eğilimlerinin sanayi hisselerinden teknoloji ve yapay zeka alanına kaydığını belirten Geçer, bu durumun kripto piyasasına da olumlu yansıdığını ifade ediyor.
Bu trendle birlikte Bitcoin 65.000 dolar seviyelerini, Ethereum ise 2.000 dolar sınırını zorluyor. Özellikle Asya ve Amerika’da yapay zeka sektöründeki büyümenin, geleneksel sanayi yatırımlarının önüne geçtiğini vurguluyor.
Petrol Hatları ve Enerji Jeopolitiği
Petrol tarafında Irak ile Suriye arasında kurulması planlanan yeni bir petrol hattı kritik önem taşıyor. Bu hat hayata geçerse Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’in stratejik önemi azalacaktır.
Buna karşın, bu baypas hamlesinin petrol fiyatlarını daha istikrarlı bir şekilde aşağı çekeceğini öngörüyor. Öte yandan İran’ın savaş ve ateşkes sürecinde 18 milyar dolar tutarında petrol satışı yaparak ekonomik olarak kazançlı çıktığına dikkat çekiyor.
Türkiye Ekonomisi ve Kur Riski
Türkiye tarafında ise durum oldukça kritik görünüyor. Selçuk Geçer, TCMB net rezervlerinin 37.7 milyar dolara gerilemiş olmasının büyük bir risk olduğunu savunuyor.
Özellikle gerçek kişilerin bankalardaki döviz mevduatlarını çekerek parayı yastık altına kaçırması dikkat çekici. Buna karşın tüzel kişiler, panik halinde döviz alımlarına yönelmiş durumda. Geçen hafta gerçekleşen 5.594 milyon dolarlık döviz alımı, kur kırılmasının kapıda olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Kurun aniden 70-80 TL seviyelerine çıkması ve ons altının yükselmesi durumunda, gram altın fiyatlarının 17.000-18.000 TL seviyelerine fırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, reel sektörün finansmana erişememesi ve yüksek faiz baskısı Türkiye’yi iki ucu keskin bir bıçak sırtına getirmiş durumda. Gelecek dönemde yabancı yatırımcıların hamleleri ve kurdaki hareketlilik belirleyici olacaktır.