İçeriğe geç
2 dk okuma

Selçuk Geçer: Dolar ve Kur Şoku Analizi — 22 Temmuz 2026

Türkiye ekonomisinin enflasyon ve cari açık arasında sıkıştığı, mevcut kur baskılama politikasının dış dengeyi bozduğu ve bir kur şokunun yaklaştığı savunuluyor.

Duygusal Analiz
USDTRY ABD Doları Çok Pozitif
GAU Gram Altın Çok Pozitif
XAUUSD Ons Altın Pozitif
CARIACIK Türkiye Ekonomisi ve Cari Açık Çok Negatif

Uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik uyarıları artarken, Selçuk Geçer son dönemde Goldman Sachs tarafından yayımlanan raporun işaret ettiği riskleri ve Dolar beklentilerini değerlendirdi.

Goldman Sachs ve Kur Şoku Beklentisi

Selçuk Geçer’e göre uluslararası bankalar, Türkiye’nin cari açık probleminin kritik bir seviyeye ulaştığını savunuyor. Özellikle Goldman Sachs, Türk lirasının daha hızlı değer kaybetmesi gerektiğini belirterek açıkça bir kur şokunun yaklaştığını ima ediyor.

Analiste göre Türkiye ekonomisi şu an enflasyon ve cari açık arasında sıkışmış durumda. Kur baskılandığında ihracatçı zorlanırken ithalat artıyor ve cari açık büyüyor. Ancak kur serbest bırakıldığında ise enflasyonun yeniden hızlanma riski ortaya çıkıyor.

Dolar Hedefi ve Faiz Senaryoları

Goldman Sachs ekonomistleri, Türk lirasının dolar karşısında yıllık bazda %20 ile %25 arasında değer kaybedeceği öngörüsünde. Selçuk Geçer, bu durumun Dolar kurunun yaklaşık 60 lira seviyesine gelmesi anlamına geldiğini belirtiyor.

Buna karşın kurdaki hızlı yükselişin faizleri de yukarı çekebileceğini savunuyor. Çünkü kur hızla artarsa vatandaş ve şirketler yeniden dövize yönelecektir. Bu durum dolarizasyonu artıracağı için Merkez Bankası’nın faizleri beklenenden daha fazla yükseltmesi gerekebilir.

Stagflasyon Riski ve Üretim Kayıpları

Analiste göre yüksek kur, yüksek faiz ve düşük büyümenin bir arada yaşandığı stagflasyon senaryosu vatandaş için en tehlikeli durumdur. Yılın ilk altı ayında enflasyon %17’nin üzerinde artarken kurun sadece %9 yükselmiş olması, ihracatçının maliyetlerini artırarak rekabet gücünü kırdı.

Özellikle cari açık miktarının yıl sonuna kadar 60 milyar dolar seviyesine ulaşabileceği öngörülüyor. Bu rakam gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %3,5’una denk geliyor. Ancak asıl sorun, bu açığın kalıcı yatırımlarla değil, kısa vadeli sıcak paralarla finanse edilmeye çalışılmasıdır.

Selçuk Geçer, ekonomi yönetiminin doları baskılayarak enflasyonu düşürme stratejisinin yanlış olduğunu ve kalıcı çözümün ancak milli üretim modeliyle mümkün olduğunu vurguluyor.

Gram Altın ve Yatırım Perspektifi

Kurdaki olası bir sıçramanın gram altın fiyatlarını doğrudan destekleyeceği belirtiliyor. Ons altın fiyatları sabit kalsa bile doların yükselişi gram fiyatlarını yukarı taşıyacaktır.

Ancak Selçuk Geçer, Fed’in faiz indirimlerinin gündeme gelmesiyle ons altının da yükselişe geçebileceğini öngörüyor. Hem dolar hem de ons altının aynı anda yükselmesi durumunda altın yatırımcıları ciddi kazançlar elde edebilir.

Sonuç olarak, Türkiye üretim modelini değiştirmediği sürece kur şokları ve enflasyon sarmalı devam edecektir. Özellikle 60 lira seviyesindeki bir kur artışının hızı, piyasadaki yıkımın boyutunu belirleyen temel faktör olacaktır.

Video Analiz

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Finansal kararlarınızı almadan önce bir uzman ile görüşün. Yasal uyarı sayfamızı okuyun.

Günün Diğer Analizleri