Türkiye’de konut fiyatlarındaki reel düşüş ve piyasalardaki volatilite sürerken, analist Barış Soydan güncel ekonomik veriler ışığında kritik risk ve fırsatları değerlendirdi.
Konut Fiyatları ve İnşaat Maliyetleri Makası
Barış Soydan’a göre konut fiyatları, TCMB tarafından uygulanan sıkı para politikası ve makro ihtiyati önlemler nedeniyle reel olarak gerilemeye devam ediyor. Ancak bu süreçte inşaat maliyetleri hızla artmaya devam ediyor.
Nisan ayında inşaat maliyetleri son 16 ayın zirvesine ulaştı. Yılbaşından Mayıs ayına kadar inşaat maliyetleri %17 oranında arttı. Buna karşın aynı dönemde ortalama konut fiyatları %8.9, yeni konut fiyatları ise %8.7 oranında yükseldi.
Analiste göre yeni konut fiyatlarının maliyet artışlarına yakınsaması gerekiyor. Ancak mevcut sıkı politika bu dengenin kurulmasını engelliyor. Dolayısıyla TCMB politikayı gevşetirse ve kredi kampanyaları başlarsa bu makas hızla kapanabilir.
Faiz Politikası ve Reel Sektör Baskısı
Soydan, kısa vadede bir seçim beklemediğini ancak yabancı bankaların da 2027 sonuna işaret ettiğini belirtti. Buna rağmen piyasada faiz indirimleri için baskıların arttığını vurguluyor.
Özellikle İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın sürdürülebilir büyüme döngüsüne geçilmesi gerektiği yönündeki çağrısı dikkat çekici bulunuyor. Analiste göre reel sektör, özellikle sanayi şirketleri mevcut politikalar nedeniyle ciddi şekilde zorlanıyor.
Vestel ve Özel Sektör Tahvilleri
Sektörel zorlukların merkezinde Vestel Elektronik yer alıyor. Şirketin yüksek borç yükü nedeniyle Ziraat Bankası ile yapılandırma masasına oturduğunu belirten Soydan, şirketin sadece faiz değil, teknolojik rekabet sorunları da yaşadığını savunuyor.
Analist, Vestel Elektronik borçlarını yapılandırırsa Eurobondlarının değer kazanabileceğini ancak burada ciddi riskler olduğunu hatırlatıyor. Alternatif olarak, daha sağlam şirketlerin yer aldığı özel sektör tahvil fonlarının aylık %3 civarı getiri sunduğunu ifade ediyor.
Analiste göre Vestel’in asıl problemi yüksek faizden ziyade, Asyalı rakiplerinin gerisinde kalan teknolojik altyapısıdır.
Küresel Piyasalar ve Doların Gücü
Küresel ölçekte Dolar beklentilerin aksine güçlendi. Euro/Dolar paritesi 1.20 hedefinin aksine 1.14 seviyesinin altına indi. HSBC’nin yılın ikinci yarısında doların daha da değer kazanabileceği uyarısı, finansal piyasalardaki volatiliteyi artırabilir.
Bu durum değerli metalleri baskılasa da altın ve gümüş tarafında uzun vadeli bir çekişme yaşanıyor. Kısa vadede dolar faizleri altını aşağı çekiyor. Ancak merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme isteği fiyatları yukarı itiyor.
Özellikle Çin Merkez Bankası’nın Mayıs ayında 162 ton altın alması bu tezi destekliyor. Ayrıca merkez bankalarının %82’si rezerv stratejilerinde altının merkezi bir rol oynayacağını belirtiyor.
ABD Borsaları ve Borsa İstanbul Görünümü
ABD borsalarında Haziran ayındaki teknoloji düzeltmesinin sonuna gelinmiş olabilir. 13 Temmuz’da başlayacak olan ikinci çeyrek bilançolarının, özellikle büyük teknoloji şirketlerini desteklemesi bekleniyor. Ayrıca geride kalan küçük şirketlerin ETF’leri üzerinden bir ralli potansiyeli olduğu savunuluyor.
Borsa İstanbul tarafında ise endeks 14.121 seviyesinden kapanış yaptı. VİOP vade sonu işlemleri hacmi 255 milyar liraya çıkarsa da gün içinde satış baskısı hissedildi. Yarın için destek seviyeleri 14.100 ve 13.930 olarak belirlenirken, dirençler 14.210 ve 14.300 seviyelerinde bulunuyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki günlerde açıklanacak enflasyon verileri ve VİOP’ta başlayacak yeni vade, piyasanın yönünü belirleyen temel unsurlar olacaktır.