Alman otomotiv devi Volkswagen, küresel piyasalarda ayakta kalabilmek adına radikal bir yeniden yapılanma planı açıkladı. Analist Barış Soydan, şirketin karşı karşıya olduğu ekonomik krizin boyutlarını ve Çinli rakipler karşısındaki konumunu değerlendirdi.
Volkswagen’in Radikal Tasarruf Planı
Şirket, maliyetleri düşürmek amacıyla dünya genelinde 100.000 kişi işten çıkaracak. Bu rakam, Volkswagen çatısı altında çalışan 600.000’den fazla kişinin yaklaşık altıda birine denk geliyor. Ayrıca Almanya’da dört fabrikanın kapatılması ve mevcut model sayısının %50 oranında azaltılması planlanıyor.
Barış Soydan’a göre bu kararların arkasında ciddi bir satış düşüşü yatıyor. 2024 yılının ikinci çeyreğinde Volkswagen’in küresel satışları %8.6 oranında daraldı. Özellikle Almanya’nın otomotiv ihracatı yerinde sayarken, Çin’in ihracatının geçen ay bir yıl öncesine göre %75 artması dikkat çekiyor.
Maliyet Avantajı ve Çin Rekabeti
Analiste göre krizin temel sebebi teknolojik yetersizlik değil, tamamen ekonomi ve maliyet yönetimidir. Volkswagen, bu yeniden yapılanma ile toplamda 10 milyar euro tasarruf etmeyi hedefliyor. Bu tutarın 7 milyar eurosu işten çıkarmalardan, 3 milyar eurosu ise fabrika kapatmalardan gelecek.
Ancak bu hamle araç başına maliyeti yaklaşık 1.000 euro düşürse de yeterli olmayabilir. McKinsey raporuna göre Çinli şirketlerin maliyet avantajı Almanlar karşısında %30 ile 50 arasında seyrediyor. Bu fark araç başına yaklaşık 6.000 euro olarak hesaplanıyor.
Siyasi Engeller ve Sendika Faktörü
Planın hayata geçmesi önünde ciddi siyasi engeller bulunuyor. Şirketin %20 hissesine sahip olan Aşağı Saksonya eyaletinin ve Almanya’nın güçlü sendikası IG Metall’in onayı gerekiyor. Dolayısıyla sürecin tamamının başarıyla uygulanması kolay görünmüyor.
Çinli rakiplerin sahip olduğu maliyet avantajı, sadece şirket içi yönetimle değil, devlet destekli yapısal faktörlerle sağlanıyor.
Çin’in Yapısal Avantajları ve Kur Politikası
Barış Soydan, Çinli şirketlerin başarısını üç ana nedene bağlıyor. İlk olarak, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa enerji krizi yaşarken, Çinli üreticiler çok daha ucuz enerjiye erişiyor. İkinci olarak, kırsal bölgelerden kentlere göç eden nüfus sayesinde işçilik maliyetleri hala düşük seviyelerde.
Son olarak, Çin devletinin kur politikası belirleyici rol oynuyor. Yuan, reel olarak Euro ve Dolar karşısında değerini korumak yerine %10 ile 15 arasında değer kaybetti. Bu durum, Çinli ihracatçılara ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor.
Avrupa Birliği’nin Korumacı Önlemleri
Avrupa Birliği, kendi şirketlerini korumak için otomotiv sektöründe yeni kurallar getirmeye başladı. Mart ayında alınan karar ile elektrikli araçların bataryalar hariç %70’inin AB içinde üretilmesi şartı getirildi.
Buna karşın Çinli şirketler, Avrupa’da fabrika satın alarak bu engelleri aşmaya çalışıyor. Örneğin BYD, Volkswagen’in atıl bıraktığı bir fabrikada üretim yapmayı planlıyor. Bu durum, BYD’nin Türkiye’deki yatırım planlarını değiştirmesinin arkasındaki nedenlerden biri olabilir.
Sonuç olarak, Volkswagen’in yeniden yapılanması kritik olsa da sürecin başarısı AB’nin korumacı politikalarına bağlı kalacak. Önümüzdeki dönemde küresel ticarette korumacılığın artması ve ABD-Çin geriliminin derinleşmesi bekleniyor.