Piyasalarda döviz ve sabit getirili araçlar arasındaki denge tartışılırken, analist Cihat Çiçek 19 Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesinde Dolar kuru beklentilerini ve devlet tahvillerinin sunduğu fırsatları detaylandırdı.
Dolar Kuru ve Enflasyon İlişkisi
Analiste göre Türkiye’de döviz kurları üzerindeki baskı sürdürülebilir değil. Cihat Çiçek, enflasyonun yüksek seyrettiği bir ortamda kur artışlarının düşük tutulmasının ciddi bir sıkışma yarattığını savunuyor.
Özellikle Merkez Bankası Para Politikası Kurulu üyelerinin kur baskılamasının sonsuza kadar süremeyeceğine dair ifadelerine dikkat çekiyor. Analist, mevcut kontrollü artış ritmi devam etse bile, rakamlar büyüdükçe aylık artış miktarlarının artacağını öngörüyor.
Devlet Tahvilleri ve Getiri Hesaplaması
Cihat Çiçek, yatırımcılara alternatif bir yol olarak Türkiye Cumhuriyeti devlet tahvillerini gösteriyor. Mevcut veriler ışığında 5 yıllık tahvillerin yıllık %35.73 oranında garanti getiri sunduğunu belirtiyor.
Bu noktada dikkat çeken en önemli avantaj, bu getirinin stopajsız ve vergisiz olmasıdır. Analist, bu oranı baz alarak bir kur hesaplaması yapıyor. ABD enflasyonunu yaklaşık %5 olarak varsaydığında, reel getirinin %30 civarında kaldığını ifade ediyor.
Dolar İçin 3 Yıllık Hedef Senaryosu
Analist, devlet tahvillerindeki %30’luk reel getiri üzerinden bir projeksiyon çiziyor. Mevcut kurun 47 lira olduğu senaryoda, bu matematiksel hesapla bir yıl sonra kurun 61 lira seviyelerine ulaşabileceğini savunuyor.
Buna karşın, 3 yıllık vadede doların 90 lira seviyelerini görmesinin matematiksel bir gereklilik olduğunu ileri sürüyor. Çiçek, bu öngörüsüne inanmayanların, riskten kaçınmak için paralarını devlet tahvillerine bağlayarak garanti getiri alabileceklerini hatırlatıyor.
Yatırım Stratejileri ve Risk Yönetimi
Analist, yatırımcıların sadece tahminlerle değil, somut verilerle hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak her yatırım aracının kendi riskini taşıdığını belirterek, tahvillerde faizlerin yükselmesi durumunda ana paranın değer kaybedebileceği uyarısını yapıyor.
Devalüasyon riski, sabit getirili araçların önündeki en büyük tehdittir; bu nedenle portföy çeşitlendirmesi kritik önem taşır.
Öte yandan, altın tarafında dolar bazlı getirilerin son yıllarda oldukça güçlü olduğunu hatırlatıyor. Yatırımcıların “ya hep ya hiç” mantığıyla değil, rasyonel bir dağılımla hareket etmesini öneriyor.
Küresel Riskler ve Jeopolitik Etkiler
Ortadoğu’daki savaş riskinin hızla tırmandığını belirten Cihat Çiçek, jeopolitik gerilimlerin finansal piyasaları doğrudan etkileyeceğini savunuyor. Özellikle ABD, İran ve Rusya arasındaki istihbarat ve askeri hareketliliğin piyasalarda oynaklığı artıracağını öngörüyor.
Sonuç olarak analist, kısa vadeli spekülasyonlar yerine orta ve uzun vadeli stratejilere odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle 5 ve 10 yıllık tahvil seçenekleri ile faiz koruması sağlanabileceği, ancak küresel savaş senaryolarının tüm tabloları değiştirebileceği vurgulanıyor.