Küresel piyasalarda sert dalgalanmalar yaşanırken Barış Soydan, altın fiyatlarındaki ani düşüş ve toparlanma sürecinin arkasındaki temel nedenleri değerlendirdi.
Tarım Dışı İstihdam ve Altın Hareketleri
Haftanın son iş gününde piyasalar oldukça hareketli bir seyir izledi. Amerika Birleşik Devletleri’nde açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin yaklaşık 4 katı üzerinde gelmesi, yatırımcıları şaşırttı. Bu veri sonrası piyasa, Fed’den yeniden faiz artırımı beklemeye başladı.
Söz konusu beklenti, doları güçlendirerek değerli metaller üzerinde baskı kurdu. Bu durumla birlikte ons altın 4.500 dolar seviyelerinden hızla düşerek 4.370 dolar seviyelerine kadar geriledi. Benzer şekilde gümüş, Bitcoin ve borsalarda da sert satışlar görüldü.
Trump’ın Müdahalesi ve Toparlanma Senaryosu
Sert düşüşlerin ardından Donald Trump’ın sosyal medya üzerinden Fed Başkanı’na yönelik yaptığı paylaşım piyasayı tekrar yukarı taşıdı. Trump, faizlerin indirilmesi gerektiğini savunurken, aksi takdirde dış ticaret açığı verilen ülkelerle ticareti yasaklayabileceği tehdidinde bulundu.
Analiste göre bu çıkış, ABD tahvillerine olan güveni sarsarak yatırımcıları tekrar güvenli limanlara yönlendirdi. Dolayısıyla ons altın kısa sürede toparlanarak 4.445 dolar seviyelerine yeniden yaklaştı. Ancak piyasadaki faiz artırım beklentisi sabah %50 iken, gün sonunda %60’ın üzerine çıktı.
Enflasyon Verisi ve Kritik Seviyeler
Önümüzdeki hafta açıklanacak olan enflasyon verisi, piyasanın yönünü belirleyecek temel faktör olacak. Fed’in karar mekanizmasında istihdam verisi kadar enflasyonun da kritik rol oynadığını belirten Soydan, verinin beklentilerin altında kalması durumunda yükselişin sürebileceğini öngörüyor.
Geçmiş verilere bakıldığında, bahar aylarında ons altının 4.000 dolar seviyelerine kadar inmiş olması, buranın çok güçlü bir alım bölgesi olduğunu kanıtladı.
Mevduat Faizleri ve Yatırım Fonlarındaki Riskler
Risk profilinin düşük olduğu durumlar için Türk Lirası mevduat faizleri hala bir seçenek olarak duruyor. Ancak bankalardaki mevduat faizlerinde düşüş trendi başladı. İş Bankası %38, Garanti %37-38.75 ve Ziraat %38 seviyelerine geriledi.
Öte yandan, SPK’nın serbest fonlara getirdiği yeni düzenlemeler yatırım fonlarında ciddi kayıplara yol açtı. Özellikle Pusula ve Boğaziçi Portföy gibi fonlarda yatırımcı kaçışı yaşandı. Bu durum, fonların elindeki hisselerin satılmasına ve dolayısıyla hisse fiyatlarının düşmesine neden oldu.
Borsa İstanbul ve Şirket Analizleri
Borsa İstanbul haftayı %0.57 artışla 14.000 puan üzerinde kapattı. Banka endeksi haftalık bazda %7 yükselirken, BIST100 genelinde %3’lük bir değer kaybı yaşandı. Halkbank’ta ise herhangi bir haber akışı olmaksızın yaşanan tavan ve ardından gelen devre kesme hareketleri dikkat çekti.
Küresel teknoloji tarafında ise Micron hissesi pozitif ayrışıyor. Bellek üreticisi şirket, hem sayısal analizlerde hem de Wall Street kurumlarının listelerinde zirvede yer alıyor. Ayrıca, denizcilik sektöründeki artışla birlikte tanker taşıma ETF’lerinin son bir yılda yüksek kazançlar sağladığı görülüyor.
Türkiye Ekonomisi ve Reel Değerlenme
Türkiye’nin ikinci çeyrekte %2.3 büyümesiyle birlikte kişi başına gelirin 20.000 dolar sınırına yaklaştığı görülüyor. Ancak Barış Soydan’a göre bu durum bir illüzyondan ibaret olabilir. Çünkü Türk Lirası’ndaki reel değerlenme, dolar bazında fiyatların aşırı yükselmesine yol açıyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki hafta açıklanacak enflasyon verisi ve Fed’in olası faiz adımları, hem altın hem de genel piyasa dengelerini yeniden şekillendirecektir.