Yatırım fonlarında yaşanan krizin Merkez Bankası’na maliyeti 11 milyar dolar seviyesine ulaşırken, Barış Soydan piyasalardaki likidite sorunlarını ve yatırım araçlarındaki güncel fırsatları değerlendirdi.
Yatırım Fonu Krizi ve TCMB Rezervleri
Analiste göre yatırım fonlarından kaçan paranın bir kısmı dövize yöneldi. Bu talep nedeniyle Merkez Bankası, son üç hafta içerisinde rezervlerinden 11 milyar dolar satış yapmak zorunda kaldı. Ancak Soydan, yurt içinde tam anlamıyla bir dövize hücum yaşandığını söylemenin yanlış olacağını belirtiyor.
Çünkü fonlardan çıkan paranın büyük bir bölümü TL mevduata kaydı. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın Meclis konuşması da bu durumu teyit ediyor. Buna rağmen, Türkiye’deki mevduatların %40’ı halen döviz cinsinden tutulmaya devam ediyor.
Dolar ve Euro Yatırımcıları İçin Alternatifler
Dövizde kalmak isteyen yatırımcılar için Hazine’nin ihraç ettiği yabancı para cinsinden tahviller öne çıkıyor. Barış Soydan, yıllık %5.90 getiri sunan bu enstrümanın stopajının sıfır olduğunu vurguluyor.
Buna karşın bankalardaki döviz mevduatlarında %25 stopaj bulunuyor. Dolayısıyla, tahvilin %5.90’lık getirisi, mevduat karşılığı olarak %7.86 seviyesine denk geliyor. Analiste göre bu oran, mevcut piyasa standartlarında oldukça yüksek bir getiriye işaret ediyor.
Euro’da Fransa Riski ve Parite Beklentileri
Euro tarafında ise dikkat çekici bir zayıflık görülüyor. Özellikle Fransa’nın bütçe açığı ve siyasi problemleri, para birimi üzerinde baskı oluşturuyor. Commonwealth Bank of Australia analisti Josep Capurso’ya göre bu durum Euro’yu aşağı çekmeye devam edebilir.
Özellikle Fransız ve Alman tahvilleri arasındaki faiz farkı (spread) kritik bir gösterge. Bank of America’nın analizine göre, bu fark her 10 baz puan arttığında Euro/Dolar paritesi %0.40 değer kaybediyor. Dolayısıyla Dolar karşısında Euro’nun değer kaybı süreci izlenmeli.
Fonlarda Likidite ve Kayıp Senaryoları
Yatırım fonlarındaki tasfiye süreci devam ederken, Gedik Yatırım’ın senaryo analizleri dikkat çekiyor. Para piyasası fonlarında, varlıkların satılması durumunda en iyi senaryoda %97, en kötü senaryoda ise %68’i paraya çevrilebilir.
Öte yandan, hisse senedi ve serbest fonlarda durum daha kritik. Bu fonlarda yatırımcılar en kötü senaryoda paralarının %53’ünü kaybedebilir. Özellikle Tera Portföy’ün dışarıda bırakıldığı senaryolarda kayıpların azaldığı görülüyor.
Tera Yatırım Bankası’nın 5 milyar liralık finansman bonosunun temerrüde düşmesi, özellikle TP2 fonu için teminat işlemlerini problemli hale getirmiş durumda.
Türkiye Ekonomisinde Durgunluk ve Faiz Beklentileri
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın verileri, iç talepteki zayıflığın derinleştiğini gösteriyor. Kart harcamaları ve perakende satış hacmi yerinde sayıyor. Bu durgunluğun temel sebebi yüksek faizler ve yatırım fonu krizinde parası kilitlenen yaklaşık 455 bin kişi.
Bu durumun otomobil ve konut piyasalarında reel düşüşleri artırması bekleniyor. Nitekim binek otomobil satışları %27’den fazla daraldı. Sonuç olarak, Citibank gibi kurumlar Ekim ve Aralık aylarında faiz indirimi bekliyor. Yıl sonu faiz hedefi %35 olarak öngörülüyor.
Emtialar ve ABD Borsaları
ABD tahvil faizlerindeki hafif gevşeme, altın ve gümüş fiyatlarını destekledi. Ons altın 4.100 ile 4.200 dolar arasında dengelenirken, gümüş 61.30 cent seviyelerine yükseldi.
Amerikan borsalarında ise teknoloji şirketleri lokomotif rolü üstleniyor. S&P 500 yeni rekorlar kırarken, Nvidia tüm zamanların zirvesine ulaştı. Özellikle 3. çeyrek bilançolarının beklentilerin üzerinde gelmesi yükselişi tetikleyebilir.
Borsa İstanbul’da Hacim Sorunu
Borsa İstanbul’da günlük hacim 250 milyar liradan 142 milyar liraya geriledi. Barış Soydan’a göre bu düşüşün nedeni, yatırımcıların paralarının fonlarda kilitli kalması veya kriz anında yaşanan büyük kayıplar.
Buna rağmen bazı hisseler pozitif ayrışıyor. Özellikle ASSAN, Mia Teknoloji ve Tofaş gibi kağıtlar dikkat çekiyor. Borsa için kısa vadeli destek seviyeleri 12.250 ve 12.090 olarak belirlenirken, ilk direnç 12.510 seviyesinde bulunuyor.