Piyasalarda derinleşen belirsizlikler sürerken Emre Şirin, son dönemde gündeme gelen fon skandalı ve borsa üzerindeki manipülatif hareketlerin detaylarını değerlendirdi.
Fon Tasfiye Süreci ve Ödeme Planı
Analiste göre Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy kapsamındaki fonlar için tasfiye süreci netleşmeye başladı. Bu süreçte yatırımcılara ana para ve enflasyon farkının ödeneceği, ancak elde edilen kazançların ödenmeyeceği belirtiliyor.
Ödemelerin kademeli olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. Özellikle 1 milyon TL altında yatırımı olan 355.000 yatırımcının ödemelerinin Ekim ayında yapılması bekleniyor. Ancak 1 milyon TL üzerindeki yatırımlar için belirsizlik sürüyor.
Fon varlıklarının TMSF aracılığıyla nakde çevrilerek ödemelerde kullanılacağı ifade ediliyor. Emre Şirin, bu süreçte hiçbir kamu kaynağının kullanılmamasının hakkaniyet açısından kritik olduğunu vurguluyor.
SPK ve Denetim Skandalı İddiaları
Emre Şirin, Tera Holding’in halka arzı sürecinde yaşanan iddialara dikkat çekiyor. Bazı SPK üyelerinin halka arza onay vermedikleri için görevden alındığına dair iddiaların çok vahim olduğunu savunuyor.
Eğer bu iddialar doğruysa, piyasayı denetlemesi gereken kurumun bile isteye bir organizasyonun parçası olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla, küçük yatırımcıyı korumakla yükümlü olan kurumun bu tutumu büyük bir suç teşkil ediyor.
Analiste göre, kökteki bu denetim problemi çözülmeden sadece birkaç isme ceza verilmesi, gelecekte benzer vurgunların tekrarlanmasına yol açacaktır.
Borsa İstanbul’da Servet Transferi
Fon yatırımcıları için bir çözüm yolu görünse de, doğrudan borsa üzerinden hisse alan yatırımcıların ciddi kayıplar yaşadığını belirten Şirin, piyasada bir “soygun” olduğunu iddia ediyor.
Manipülatif hisselerdeki sert düşüşlerin genel piyasayı baskıladığını ifade ediyor. Ayrıca BIST 30 ve BIST 100 gibi güçlü şirketlerin bile oynaklıklarla manipüle edildiğini ve küçük yatırımcının bezdirildiğini savunuyor.
Öte yandan, piyasadaki manipülasyonları dile getiren hesapların kapatılmasına karşın, bu ürünleri öven “uzmanların” hesaplarının açık kalmasını eleştiriyor. Bu durumun sistematik bir sorun olduğunu vurguluyor.
Küresel Piyasalar ve Makro Riskler
Küresel ölçekte S&P 500 ve Nasdaq endekslerindeki rekorların bir “balon” riski taşıdığını belirten analist, 1929 Büyük Buhranı öncesindeki tabloya benzerlikler kuruyor.
Dünyanın bir paradigma değişimi içerisinde olduğunu ve insan emeğinin yerini yapay zekanın aldığını hatırlatıyor. Ayrıca ABD hazine borcunun 40 trilyon dolar seviyesini aşmasının ekonomik temelleri sarstığını savunuyor.
Döviz, Altın ve Enflasyon Beklentileri
Dolar tarafında 49,17 seviyelerindeki yukarı yönlü baskının süreceğini öngörüyor. Türkiye’nin borçlanma ihtiyacı ve yüksek faizlerin yatırımcı çekememe sorunuyla birleştiğini belirtiyor.
Altın ve gümüşte ise uzun süreli baskıların sona ermeye başladığını ve teknik olarak dip seviyelerin teyit edildiğini ifade ediyor. Buna karşın, piyasaların genelinde türbülansların devam edeceğini öngörüyor.
Son olarak, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın “talepte dengelenme” ifadesini eleştiren Emre Şirin, bu durumun bir politika başarısı değil, halkın alım gücünün tamamen erimesi sonucu oluştuğunu savunuyor.
Sürecin gidişatı, özellikle yurt dışına kaçan paraların iadesi ve SPK’daki sorumluların ortaya çıkarılmasıyla netlik kazanacaktır.