İçeriğe geç
3 dk okuma

Cihat Çiçek: Eylül Ayı Finans Analizi — 1 Eylül 2026

Analist, Türkiye'de yüksek işsizlik (%31 geniş tanımlı), gıda krizi ve ekonomik daralma yaşanırken, sermayenin serbest fonlardan hisse yoğun fonlara kayacağını ve dövizin yükselişini sürdüreceğini öngörüyor.

Duygusal Analiz
USDTRY ABD Doları Pozitif
XAUUSD Ons Altın Pozitif
BIST Borsa İstanbul Negatif
VESTL Vestel Negatif

Piyasalardaki güncel seyri değerlendiren analist Cihat Çiçek, 1 Eylül 2026 tarihli analizinde küresel siyasetin enerji piyasalarına etkisini, Türkiye’deki enflasyon beklentilerini ve yatırım araçlarındaki stratejik değişimleri ele aldı.

Küresel Enerji ve Siyasi Senaryolar

Analiste göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki siyasi atmosfer, enerji tedarik zincirini doğrudan etkiliyor. Özellikle Donald Trump’ın Venezuela petrolüne yönelik tutumundaki ani değişim dikkat çekici. Trump’ın daha önce “çamur” olarak nitelendirdiği Venezuela petrolünü, şimdi ABD’nin boşalan rezervlerini doldurmak için kullanma planı olduğu belirtiliyor.

Buna karşın Venezuela’daki tesislerin işletilmesi için ciddi yatırımlar gerekiyor. Ancak bölgedeki istikrarsızlık, şirketlerin 10-20 yıllık uzun vadeli yatırımlar yapmasını engelliyor. Analist, Trump’ın seçim sürecindeki bu manevralarının ve muhaliflere yönelik tutumunun piyasalarda belirsizlik yarattığını savunuyor.

Türkiye’de Enflasyon ve Ekonomik Veriler

Türkiye tarafında 1 Eylül tarihinde İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından açıklanacak enflasyon rakamları kritik önem taşıyor. Özellikle ayın 3’ünde açıklanacak TÜİK verileri, maaş zamlarına esas teşkil edeceği için yakından takip ediliyor. Ancak Cihat Çiçek, açıklanan açlık ve fakirlik sınırlarının toplumun büyük bir kesimini “fare sınıfı” olarak tanımlanan düşük gelir grubuna ittiğini vurguluyor.

Ekonomik büyüme rakamlarının %1.1 seviyesinde kalması, analiste göre gerçek bir büyümeden ziyade verimsiz devlet harcamalarının bir sonucu. Özellikle inşaat sektörünün, mevsimin en uygun olduğu yaz döneminde bile ciddi bir durgunluk yaşadığı belirtiliyor. Bu durum, yatırımcıları alternatif araçlara yönlendiriyor.

Borsa ve Yatırım Fonları Stratejisi

Analiste göre, yatırımcılar konut piyasasındaki durgunluk nedeniyle altın ve borsa seçeneklerine yönelmiş durumda. Özellikle serbest fonlardaki risk yönetimi düzenlemeleri, büyük sermayenin yer değiştirmesine neden oluyor. Yeni yönetmeliklerle serbest fonlarda tek bir hisseye yatırım sınırı %5 olarak belirlenmiş durumda.

Bu kısıtlamalar nedeniyle, büyük paraların serbest fonlardan normal hisse yoğun fonlara kayması bekleniyor. Ancak bu geçişin kademeli olacağı ve Aralık sonuna kadar süreceği öngörülüyor. BIST 30 endeksindeki büyük holdinglerin, piyasadaki bu likidite değişiminden nasıl etkileneceği takip edilmeli.

Konut Yatırımı ve Kredi Senaryosu

Cihat Çiçek, konut yatırımına dair çok net bir ayrım yapıyor. Analiste göre, peşin para ile ev almak, vergiler ve kiracı sorunları nedeniyle dünyanın en dertli yatırımıdır. Buna karşın, 1’e 4 oranında düşük maliyetli kredi imkanı sunan “ilk evim” tarzı kredilerin hala çok cazip olduğunu savunuyor.

Analiste göre, düşük faizli ve uzun vadeli kredilerle alınan konutlar, enflasyonist ortamda borcun reel olarak erimesi sayesinde yüksek kazanç sağlıyor.

Öte yandan, konut piyasasındaki yasal boşlukları kullanarak “alt kiralama” gibi yöntemlerle ev işletmeye çalışanların riskli yollar izlediğini belirtiyor. Bu tip karmaşık yöntemler yerine, vergisiz ve likit olan varlıkların tercih edilmesini öneriyor.

Gıda Krizi ve Döviz Beklentileri

Küresel ölçekte El Niño kaynaklı kuraklık ve Rusya-Ukrayna hattındaki krizler, gıda fiyatlarını yukarı çekiyor. Özellikle buğday ve mısır fiyatlarındaki artışın, Türkiye’de kış aylarında hissedileceği öngörülüyor. Analist, gıda maddeleri arasında birinin fiyatı arttığında diğerine yönelim olduğunu ve bunun da zincirleme fiyat artışlarını tetiklediğini belirtiyor.

Dolar tarafında ise yaz sezonunun bitişi ve turist girişlerinin azalmasıyla döviz sıkıntısının başlayabileceği ifade ediliyor. Mevcut kurun 48.25 TL seviyelerinde olduğu ve ay sonuna doğru 49 TL sınırına dayanabileceği tahmin ediliyor. Özellikle Ekim ayının, küresel piyasalarda yatırım araçlarının hareketlendiği bir dönem olacağı vurgulanıyor.

Sonuç olarak, altın fiyatlarının 444 dolar seviyeleri etrafında dalgalandığı bu süreçte, ABD’den gelecek işsizlik ve enflasyon verileri tablonun yönünü belirleyecektir.

Video Analiz

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Finansal kararlarınızı almadan önce bir uzman ile görüşün. Yasal uyarı sayfamızı okuyun.

Günün Diğer Analizleri