Küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki sert yükseliş ve Merkez Bankası’nın faiz politikası ön plana çıkarken, Emrah Lafçı güncel yatırım stratejilerini değerlendirdi.
Petrol Fiyatları ve Sektörel Etkiler
Petrol fiyatlarında son dönemde ciddi bir artış gözlemleniyor. Fiyatlar 85,9 dolardan 89,54 dolar seviyesine kadar yükseldi. Özellikle Trump’ın NATO ziyareti sırasında ateşkesin bittiğini belirttiği andan itibaren artış oranı %26’ya ulaştı. Bu durum, fiyatların 70-71 dolar bandından 89-90 dolar seviyelerine çıkmasına neden oldu.
Analiste göre bu yükseliş trendi henüz sona ermiş değil. Özellikle Brent petrol ve petrole dayalı ürünlere yatırım yapanlar bu süreçten kazanç sağladı. Türkiye tarafında ise Tüpraş ve Petkim hisselerinin yanı sıra AES fonu gibi petrol ağırlıklı fonlar yüksek getiriler sundu.
Enflasyon Beklentileri ve Faiz Senaryosu
Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye’deki enflasyon üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Merkez Bankası’nın verilerine göre, petrol fiyatlarındaki 10 dolarlık bir artışın bir yıl sonunda enflasyona katkısı 1,6 puan oluyor. Mevcut %26’lık artış kalıcı olursa, bunun enflasyona yaklaşık 2,5 puanlık bir yukarı yönlü etkisi olabilir.
Bu durum, faiz politikalarını doğrudan etkiliyor. Emrah Lafçı’ya göre, petrol fiyatları ve enflasyon bu seviyelerdeyken Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapması mümkün görünmüyor. Analist, yıl sonuna kadar politika faizinde bir değişiklik beklemediğini belirtiyor. Ancak, %40’lık fonlama maliyetinin %37’ye indirilme ihtimali bulunuyor.
BIST 100 ve Sektörel Ayrışmalar
Yüksek faiz ortamı, BIST 100 endeksi üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Özellikle bankalar ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları bu durumdan olumsuz etkileniyor. Son bir haftalık verilerde BIST 30 endeksinde %1,09’luk bir kayıp yaşandı.
Buna karşın, enflasyondan olumlu etkilenen perakende ticaret (Migros, BIMAS, SOKM) ve gıda sektörleri öne çıkıyor. Ayrıca, Ortadoğu’daki gelişmelere bağlı olarak çimento (Limak, Çimsa) ve inşaat (Enka, Tekfen) sektörlerinin fırsatlar sunabileceğini savunuyor. Enerji altyapısı tarafında ise Astor’un Amerika ile ilişkiler nedeniyle avantajlı olabileceğini ifade ediyor.
Kıymetli Madenler ve Döviz Görünümü
Altın ve gümüşte kısa vadeli toparlanmalar görülse de genel trendin aşağı yönlü olduğu vurgulanıyor. Analiste göre, mevcut düşüş trendinde gerçekleşen yükselişler birer satış fırsatı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin CDS primleri 238 baz puana yükselirken, 2 yıllık tahvil faizlerinin %42 seviyelerinde olması piyasa için oldukça yüksek bir oran teşkil ediyor.
Kur tarafında ise Merkez Bankası’nın kuru tutma politikası nedeniyle konsensüs hakim. Piyasa katılımcıları anketine göre yıl sonu kur tahmini 51,55 TL olarak öngörülüyor. 12 ay sonrası için ise beklenti 56,9 TL seviyesinde seyrediyor.
Endeks Operasyonları ve Hedge Stratejileri
Emrah Lafçı, Destek Faktoring hissesindeki sert düşüşün BIST 30 endeksi üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Hissenin 4.000 seviyelerinden 2.000’e gerilemesi, endeksi aşağı çeken temel faktörlerden biri oldu.
Bu durumun profesyonel yatırımcılar için bir fırsata dönüşebileceğini belirten analist, endeks üzerinden short pozisyon alarak ve diğer 29 hissede long kalarak hedge stratejisi uygulanabileceğini anlatıyor. Bu yöntemle, sadece tek bir hissenin yarattığı negatif etkiden faydalanarak kazanç sağlanabileceğini savunuyor.
Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası’nın faiz kararı ve Fed’in toplantısı piyasaların yönünü belirleyecek temel olaylar olacak.