Küresel piyasalarda enerji maliyetleri yükselirken Selçuk Geçer, Brent petrol fiyatlarındaki artışın Fed kararları, dolar endeksi ve Türkiye ekonomisi üzerindeki zincirleme etkilerini değerlendirdi.
Brent Petrol ve Küresel Enflasyon İlişkisi
Analiste göre 107 dolar seviyesine yaklaşan petrol fiyatları sadece bir enerji maliyeti değil, aynı zamanda bir enflasyon sinyalidir. Petrol fiyatları yükseldikçe enflasyon korkusu artmaktadır. Dolayısıyla faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi güçlenmektedir.
Bu durum Dolar Endeksi için destekleyici bir unsur oluşturmaktadır. Ancak dolar güçlendikçe gelişmekte olan ülkelerin finansal koşulları zorlaşmaktadır. Özellikle enerji ithal eden Türkiye için bu tablo maliyet artışı anlamına gelmektedir.
Petrol Fiyatlarındaki Jeopolitik Riskler
Selçuk Geçer, petrol fiyatlarındaki yükselişin sadece fiziksel arz eksikliğinden kaynaklanmadığını belirtiyor. Piyasa şu an yarın neler olabileceğini fiyatlıyor. Özellikle İran ve Hürmüz hattındaki riskler fiyatların içinde yer alıyor.
Buna karşın arz tarafında rahatlatıcı gelişmeler de mevcut. Suudi Arabistan’ın Yanbu hattı yeniden devreye giriyor. Ayrıca Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, stratejik rezervlerin kullanılabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle jeopolitik primin hızla boşalma ihtimali bulunmaktadır.
ABD Tahvilleri ve Altın Analizi
Amerikan 10 yıllık tahvil faizleri %5.27 civarında seyrediyor. Analiste göre piyasada artık %6 ihtimali konuşulmaya başlandı. Bu durum dünyadaki tüm varlıkların çıpasını değiştirmektedir.
altın fiyatlarının savaş ortamına rağmen gerilemesi bu durumla açıklanıyor. Yatırımcılar faiz ödemeyen altın yerine yüksek getiri sunan Amerikan tahvillerine yöneliyor. Bu sebeple ons altın 4111 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Kısa vadede yüksek tahvil faizi altına baskı yapsa da uzun vadede merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi yükselişi destekleyebilir.
Türkiye’nin Risk Primleri ve Faiz Beklentileri
Türkiye tarafında durum daha hassas bir seyir izliyor. Enerji faturası büyüdükçe cari açık ve üretim maliyetleri artmaktadır. Bu durum Merkez Bankası’nın faiz politikası üzerindeki manevra alanını daraltıyor.
Analiste göre piyasa 150 baz puanlık bir indirim beklese de bu indirim gelmeyebilir. Hatta dış finansman koşulları ve kur riski nedeniyle bir faiz artırımı bile söz konusu olabilir. Ayrıca Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin 254 baz puana yükselmiş olması risk algısını artırıyor.
Fon Piyasasındaki Likidite Sorunu
Türkiye’de fon piyasasında ciddi bir güven sorunu yaşanıyor. Yaklaşık 18 milyar dolar varlık büyüklüğüne sahip 100’den fazla yatırım fonunun tasfiye kapsamına girdiği belirtiliyor.
Likidite sorunu yaşayan fonlar, çıkışları karşılamak için en kolay satılabilir varlıkları elden çıkarıyor. Bu durum sağlam şirketlerin hisselerine bile satış baskısı olarak yansıyor. Yatırımcı güveninin sarsılması, günlük endeks hareketlerinden daha kritik bir sorun haline geldi.
Gelecek Senaryoları ve Kritik Veriler
Önümüzdeki günlerde ABD’den gelecek PCE verisi ve istihdam raporu ile Türkiye’nin Eylül ayı enflasyon verisi belirleyici olacak. PCE verisinin yüksek gelmesi Fed’in faiz artırım ihtimalini güçlendirebilir.
Sonuç olarak petrol, tahvil ve doların aynı anda yükseldiği bir senaryo Türkiye üzerindeki baskıyı artıracaktır. Ancak petrol fiyatlarının gevşemesi ve ABD verilerinin soğuması durumunda piyasalarda yeniden bir fiyatlama görülebilir.