Son açıklanan verilerle birlikte Selçuk Geçer, Türkiye’deki enflasyon rakamlarının gerçekle bağının koptuğunu ve piyasalardaki yapısal bozulmanın derinleştiğini belirtti.
Enflasyon Verileri ve Gerçeklik Payı
Selçuk Geçer’e göre aylık %1.84 artış görülürken, yıllık oran %31.75’ten %31.51 seviyesine geriledi. Ancak analist, bu düşüşün gerçek bir fiyat azalması değil, yükseliş hızındaki bir yavaşlama olduğunu savunuyor.
Özellikle 174 kalemden 134’ünde fiyatların artmaya devam etmesi dikkat çekiyor. Buna karşın sadece 35 kalemde düşüş yaşanmış olması, manşet rakamların yanıltıcı olduğunu gösteriyor.
Analist, ulaştırma maliyetlerinin bir ayda %4.82, eğitimin %8.62 ve konut ile enerjinin %2.26 arttığını vurguluyor. Ayrıca sağlık harcamalarının yıllık %43, konutun %40 ve gıdanın %33 üzerinde arttığını belirtiyor.
Üretici Fiyatları ve Maliyet Baskısı
Selçuk Geçer, tüketici fiyatlarından ziyade üretici fiyatlarındaki artışın daha kritik olduğunu ifade ediyor. Tüketici enflasyonu %1.84 artarken, üretici fiyatları %2.57 oranında yükseldi.
Geçen ay %1.52 olan üretici artışının yükselmesi, hammadde ve nakliye maliyetlerinin arttığını kanıtlıyor. Analiste göre üreticiler şu an talepsizlik nedeniyle kardan yiyor.
Ancak bu durum sürdürülebilir değil. Dolayısıyla üreticiler ya üretimi daraltacak ya da bu maliyetleri tüketiciye yansıtarak zam yapmak zorunda kalacak.
Akaryakıt ve Vergi Etkisi
Petrol fiyatlarının 95-97 dolar seviyelerine gelmesinin zamlar için bahane edildiğini belirten Geçer, asıl sorunun vergiler olduğunu savunuyor.
Analiste göre petrol fiyatları düşse bile Türkiye’de mazot fiyatları artmaya devam ediyor. Bu durum sadece araç sahiplerini değil, lojistik maliyetleri üzerinden tüm tüketiciyi etkiliyor.
Özellikle yıl sonu yaklaşırken memur ve emekli zam mevsiminin gelmesiyle birlikte piyasada fiyat artışlarının hızlanacağını öngörüyor.
Merkez Bankası ve Faiz Beklentileri
10 Eylül’deki faiz kararı öncesinde piyasada indirim beklentisi olsa da Selçuk Geçer temkinli yaklaşıyor.
Teorik olarak enflasyon düşüyorsa faizlerin indirilmesi gerekir. Ancak analiste göre Merkez Bankası, kendi açıkladığı rakamlara inanmadığı için faiz indirimine gitmiyor.
Merkez Bankası’nın faiz indirmesi durumunda, uluslararası bankaların uyarıları doğrultusunda döviz üzerindeki baskının ciddi şekilde artabileceği öngörülüyor.
Dış Ticaret Açığı ve Kur Riski
Analist, Ağustos ayı dış ticaret verilerinin korkutucu olduğunu belirtiyor. İhracat %8.1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara çıkarken, ithalat %10.5 artışla 28 milyar 706 milyon dolara ulaştı.
Bu durum, dış ticaret açığının %22.3 artarak 5 milyar 240 milyon dolar olmasına yol açtı. Ocak-Ağustos dönemindeki toplam açık ise 65 milyar dolar seviyelerine ulaştı.
Sonuç olarak, cari açıktaki bu bozulmanın kur üzerinde baskı yaratacağını savunuyor. Ons altın yükselirken dolar etkisinin de eklenmesiyle gram altın fiyatlarının aniden 3.000 lira üzerini görebileceğini öngörüyor.