Küresel jeopolitik gerilimler ve Türkiye’nin makroekonomik verilerindeki bozulma, Selçuk Geçer’in analizlerine göre piyasalarda sert hareketlerin habercisi oluyor. Özellikle Amerika ile İran arasındaki gerilimin seyri, altın fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynayacak.
ABD-İran Hattında Savaş Senaryosu
Analiste göre Amerika, İran ve bölgedeki diğer aktörler arasındaki gerilim artık bir dönüm noktasına ulaştı. Özellikle Donald Trump’ın 2028 seçimlerine aday olma kararı, stratejisini değiştirmesine neden olabilir. Trump’ın daha fazla asker kaybı yaşamak ve ekonomik dengeleri bozmak istemeyeceğini savunuyor.
Buna ek olarak, ABD Temsilciler Meclisi’nin Trump’ın İran’a yönelik saldırılarını kısıtlayan yeni bir yasa üzerinde çalışması kritik bir gelişmedir. Eğer bu tasarı senatodan geçerse, Trump’ın tek taraflı saldırı yetkisi kısıtlanacaktır. Ayrıca Pentagon’un İran savaşı nedeniyle 37,5 milyar dolar harcamış olması bütçeyi zorlamaktadır.
Altın Hedefi ve Piyasa Beklentileri
Selçuk Geçer, barış müzakerelerinin tekrar başlamasının piyasaları ters köşe yapabileceğini belirtiyor. Ancak bu durumun fiyatları aşağı çekmeyeceğini, aksine yükselteceğini öngörüyor. Analiste göre altın fiyatları için 5.000 dolar seviyesinin üzeri hedeflenmektedir.
Öte yandan, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve benzin galon fiyatlarının yükselmesi, ABD’de enflasyon üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu ekonomik baskılar, Trump’ı müzakere masasına oturmaya zorlayacaktır. Piyasalarda Bitcoin ve Ethereum’un yukarı yönlü hareketi de bu beklentiyi desteklemektedir.
Türkiye’de Enflasyon ve Faiz Çıkmazı
Türkiye tarafında ise durum oldukça riskli görünüyor. Selçuk Geçer, Mehmet Şimşek’in beklentilerin iyileştiği yönündeki açıklamalarını gerçek dışı buluyor. Özellikle motorin fiyatlarının tek kalemde zamlanarak 78,5 TL seviyesine ulaşması, kur baskısının arttığını göstermektedir.
Analiste göre, mazot fiyatlarının bu seviyeye çıkması ile Dolar kurunun mevcut seviyesi arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunmaktadır.
Uluslararası Bankaların Türkiye Analizi
Dünyanın önde gelen finans kuruluşları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini öteleyeceğini öngörüyor. Deutsche Bank, enflasyon tahminini %28,5’tan %30’a yükseltirken, politika faiz beklentisini %36’ya çıkardı. JP Morgan ise faiz indirimi beklentilerini Kasım-Aralık dönemine kaydırdı.
Buna karşın Morgan Stanley, ilk faiz indiriminin ancak 4. çeyrekte olabileceğini ve faizin maksimum %35 seviyesine ineceğini tahmin ediyor. Bank of America ise yıl sonu enflasyonunun %30, faizin ise %37’de kalacağını öngörüyor. Sonuç olarak, uluslararası bankaların bu tutumu Dolar kurunda sert hareketlerin yaşanabileceğine işaret ediyor.