Küresel piyasalarda ‘yeni ekonomi’ ile ‘eski ekonomi’ arasındaki uçurum derinleşirken, Adam Taggart ve Jesse Felder piyasalardaki riskli dengeleri ve varlık rotasyonlarını analiz etti.
Yeni ve Eski Ekonomi Ayrışması
Analiste göre piyasada ciddi bir dikotomi mevcut. Yapay zeka odaklı yeni ekonomi yükselişini sürdürürken, eski ekonomi aslında bir resesyon içerisinde bulunuyor. Ancak bu durumun sonsuza kadar sürmesi mümkün değil.
Özellikle tüketici hisselerinde, eşit ağırlıklı tüketici tercihlerinde ve temel tüketim mallarında yıllık %10’luk düşüşler görülüyor. Buna karşın S&P 500 ve Nasdaq tüm zamanların zirvelerine yakın seyrediyor. Sonuç olarak, yeni ekonominin tek başına tüm sistemi taşıyamayacağı bir noktaya yaklaşıldığı savunuluyor.
S&P 500 ve Piyasa Genişliği Riskleri
Jesse Felder, S&P 500 endeksinin Ekim ayında yeni zirveler yapmasının alışılmadık olduğunu belirtiyor. Özellikle piyasa genişliğinin (breadth) son derece zayıf olduğuna dikkat çekiyor.
Endeks bileşenlerinin %30’undan azının 50 günlük hareketli ortalamanın üzerinde olduğu bir dönemde yeni zirveler görülmesi, tarihsel olarak çok nadir bir durum. Analiste göre bu durum, piyasanın liderliğini kaybetmeye başladığının bir işareti.
Yapay Zeka Balonu ve Sermaye Penceresi
AI tarafındaki coşku sürse de, finansman modelleri ve iş modelleri üzerinde baskı artıyor. Birçok şirketin öncü modeller yerine açık kaynaklı modellere yönelmesi, token fiyatlarında deflasyonist bir etki yaratıyor.
Analist, sermaye penceresinin kapanmaya başladığını savunuyor. Özellikle ertelenen veya iptal edilen halka arzlar (IPO) ve teknoloji kredilerindeki CDS spreadlerinin yükselmesi en büyük kırmızı bayraklar olarak görülüyor.
Sermaye penceresi kapandığında, yatırım rallileri sona erer. Halka arzların geri çekilmesi, talebin artık orada olmadığının net bir göstergesidir.
Enerji ve Emtia Süper Döngüsü
Finansal varlıklara karşı temkinli olan analist, reel varlıklar ve özellikle Brent petrol tarafında oldukça boğa (bullish) bir bakış açısına sahip. Enerji sektörüne sermaye akışının çok düşük olduğunu ancak arz sorunlarının derinleştiğini belirtiyor.
Acil durum rezervlerinin tükenmiş olması ve yeni sondaj yatırımlarının son 12 yıldır yetersiz kalması, ciddi bir arz açığı yaratıyor. Enflasyondan arındırılmış reel petrol fiyatlarının hala son 25 yılın ortalamasının altında olduğu vurgulanıyor.
Altın ve Faiz Döngüsü Beklentileri
Altın fiyatlarının emtialar, enflasyon ve faiz oranları için öncü bir gösterge olduğu ifade ediliyor. 10 yıllık tahvil getirilerindeki teknik kırılmanın, hedefi %6 seviyelerine taşıyabileceği öngörülüyor.
Altın fiyatları üzerindeki baskının, Fed’in faiz artırım döngüsüne girme ihtimaliyle ilgili olduğu belirtiliyor. Ancak enflasyonist baskıların devam etmesi durumunda, altının bir sonraki pivot noktasını önceden fiyatlayarak yeniden yükselişe geçeceği düşünülüyor.
Sonuç olarak, nominal faizlerin mevcut seviyeleri eski ekonominin canlanmasını zorlaştırırken, enerji ve değerli metallerdeki yapısal arz sorunları uzun vadeli trendleri belirleyecek.