Piyasaların genel bir düşüş trendine girdiği ve yatırımcıların stres altında olduğu bir dönemde Emre Şirin, mevcut tabloyu ve stratejik yaklaşımları değerlendirdi. Analiste göre tüm varlık sınıflarında görülen sert satışlar, hem yerel düzenlemeler hem de küresel risklerle tetikleniyor.
Borsa ve Portföy Güncelleme Süreci
Emre Şirin, SPK’nın şeffaflığı artırmak ve manipülasyonları önlemek adına attığı adımların piyasada doğal sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Bu sürecin, fonların manipülatif tahtalardan çıkıp BIST 30 gibi daha güçlü ve ucuz seyreden hisselere kaymasına neden olduğunu savunuyor.
Analiste göre, büyük oyuncular küçük yatırımcıyı korkutarak varlıklarını düşük fiyattan topluyor. Ancak bazı hisselerin artık dibe ulaştığını ve sadece bant hareketi yaptığını vurguluyor. Bu nedenle, doğru hisselerde pozisyon alanların panik yapmaması gerektiğini ifade ediyor.
Öte yandan, sığ ve manipülatif tahtalardaki geçici yükselişlere karşı yatırımcıları uyarıyor. Bu tarz yükselişlerin, ellerindeki varlıkları boşaltmak için kullanılan bir yöntem olabileceğini belirtiyor. Dolayısıyla, borsa tarafında güçlü firmalara odaklanmanın kritik olduğunu savunuyor.
Küresel Riskler ve Tahvil Piyasası
Küresel tarafta işlerin karıştığını belirten Emre Şirin, Avrupa’daki enflasyon görünümünün yükseldiğine dikkat çekiyor. Bu durum, faiz artırım beklentilerini beraberinde getiriyor. Ayrıca, ABD’deki ticaret savaşları küresel stres riskini artırıyor.
Analiste göre, ABD Hazine Bakanı Bessent’ın tahvil geri alım adımları sonuç vermedi. Bunun sonucunda ABD 10 ve 30 yıllık tahvil faizleri yukarı yönlü hareket ediyor. Dolayısıyla, dünyanın adım adım büyük bir krize doğru ilerlediğini öne sürüyor.
Dünya tarihinin en manipülatif ve kirli piyasa döneminden geçiyoruz; bu süreç Trump’tan başlayıp en alt seviyelere kadar inen sistematik bir yapıya sahip.
Altın ve Gümüş Analizi
Değerli metallerde de teknik zorlamaların başladığını ifade eden Emre Şirin, altın tarafında fiyatların dibe yakın olduğunu düşünüyor. Ancak gümüş tarafında 61 dolar riskinin bulunduğunu hatırlatıyor.
Buna karşın, mevcut piyasa koşullarında teknik ve temel analizlerin etkisini yitirdiğini savunuyor. Siyaset ve haber akışlarının belirleyici olduğu bu dönemde, teknik seviyelerin kasıtlı olarak ihlal edilebileceğini vurguluyor. Bu durum, yatırımcıların daha fazla bezdirilmesi için bir araç olarak kullanılıyor.
Faiz Beklentileri ve Alım Fırsatları
Küresel ölçekte merkez bankalarının sıkıştığını belirten analist, FED tarafında enflasyonist etkiler nedeniyle faiz indiriminin zor olduğunu savunuyor. Ancak faiz artırımının da mümkün olmadığı bir tabloya dikkat çekiyor.
Türkiye tarafında ise TÜİK verilerinin belirleyici olacağını öngörüyor. Eğer enflasyonda gerileme görülürse, piyasanın bunu Merkez Bankası’na bir faiz indirimi beklentisi olarak yansıtabileceğini ve toplama sürecinin başlayabileceğini tahmin ediyor.
Sonuç olarak Emre Şirin; altın, gümüş ve BIST 30 firmalarında alım fırsatlarının olduğunu ancak tüm kurşunları tek bir alana harcamamak gerektiğini belirtiyor. Portföy çeşitliliği ve nakit dengesinin, manipülatif piyasa türbülanslarına karşı en güçlü kalkan olduğunu savunuyor.